5 Ekim 2009 Pazartesi

3-5 Ekim 2009 Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi Günlük İnsan Hakları Raporu

(10/022) Ankara’da Yargısız İnfaz…

Musa Dönmez, Ankara’nın Etmesgut İlçesi’nde, 1 Ekim 2009’da, “hırsızlık olayına karıştığı” iddiasıyla polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle bir araca açtığı ateş sonucu başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi (ozgurradyo.com, 3 Ekim).

(10/023) Polis Motosikletinin Çarptığı Kişi…

İstanbul’da motosikletli polis ekibinin 2 Ekim 2009’da yolun karşısına geçmeye çalışan Ali Yaya’ya çarpması sonucu Ali Kaya yaşamını yitirdi. Motosiklette bulunan 2 polis memurunun da yaralandığı bildirildi (ntvmsnbc.com, 2 Ekim).

(10/024) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

Bitlis’in Tatvan İlçesi’ne bağlı Küçüksu Köyü’nde 3 Ekim 2009’da önceden yerleştirilmiş bombanın askerî aracın geçişi sırasında patlaması sonucu 2 asker yaralandı (Zaman, 3 Ekim).

Şırnak’ın Cudi Dağı Bölgesi’nde başlatılan operasyon kapsamında 2 Ekim 2009’da bir geçici köy korucusunun yaşamını yitirdiği, 3 askerin de yaralandığı ileri sürüldü (ANF, 2 Ekim).

(10/025) Şırnak’ta Patlama…

Şırnak’ta 4 Ekim 2009’da Kato Dağı yakınlarındaki askerî birliğe malzeme taşıyan minibüsün önceden döşenmiş mayına çarpması sonucu Vedat Bayhan (26) ve Cihat Durmuş (16) yaşamını yitirdi (Zaman, 4 Ekim).

(10/026) Tunceli’de Patlama…

Tunceli’nin Mazgirt İlçesi’ne bağlı Ataçınar Köyü’nde hayvan otlatılan bölgeye 3 Ekim 2009’da havan mermisi düşmesi sonucu 9 büyük baş hayvan telef olurken, hayvanların yanında bulunan Niyazi Şahin’in yaralanmadığı öğrenildi (Zaman, 3 Ekim).

(10/027) Şırnak’ta İşlenen Faili Meçhul Cinayetle İlgili Tutuklama Kararı…

Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Günyüzü Köyü’nde 25 Temmuz 2009’da öldürülen Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyeleri Necman Ölmez’i ve Ferhat Erdiş’i öldürdüğü iddia edilen Zeki Akdoğan 3 Ekim 2009’da tutuklandı. Zeki Akdoğan’ın cinayetleri işlediğini itiraf ettiği ileri sürüldü. Zeki Akdoğan’ın ifadesi doğrultusunda ise cinayeti işlediği iddia edilen Hançer Timi adlı geçici köy korucularından oluşan grupta yer aldığı ileri sürülen 7 kişi de gözaltına alınırken, 13 kişinin daha arandığı öğrenildi (Radikal, 5 Ekim).

(10/028) Ferhat Gerçek Davası…

İstanbul’un Yenibosna İlçesi’nde 7 Ekim 2007’de dergi satışı yaptığı sırada polis ekibinin açtığı ateş sonucunda yaralanan Ferhat Gerçek’in felç kalmasına neden olan 7’si polis memuru 13 sanığın yargılanmasına Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Ekim 2009’da devam edildi. Duruşmada, polis memuru Hasan Bayraktar’ın ifadesi okundu. Hasan Bayraktar’ın ifadesinde, “Ferhat Gerçek’in içinde bulunduğu grup bizi taşlamaya başladı. Kim olduğunu görmediğim bir arkadaşım havaya ateş açtı. Ben de havaya 2 el ateş ettim” iddiaları yer aldı. Mahkeme heyeti Ferhat Gerçek’in avukatlarının sanık polis memurlarının tutuklanması talebini reddederek bir sonraki duruşmayı 12 Şubat 2010’a erteledi (Birgün, 3 Ekim).

(10/029) Devrimci Karargâh Örgütü Davası…

İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde bağlı Bostancı Semti’nde bir eve 27 Nisan 2009’da düzenlenen baskında Orhan Yılmazkaya’nın öldürülmesinin ardından Devrimci Karargâh Örgütü’ne yönelik düzenlenen operasyonlarda “Devrimci Karargâh Örgütü üyesi oldukları” iddiasıyla tutuklanan 14 kişi ve serbest bırakılan 3 kişi hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından 30 Eylül 2009’da 4 ilde eşzamanlı düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 kişiden Ulaş Erdoğan, Yaşar Kaygın, Onur Sarıefe, Cenk Büyükkahraman, Volkan Karakoç, Murat Akıncılar, Gökhan Aydın ve Barış Kaygın 3 Ekim 2009’da “yasadışı örgüt yöneticiliği ve üyeliği” suçlamalarıyla tutuklandı (Zaman, 3 Ekim).

(10/030) Diyarbakır’da Güvenlik Bölgesi…

Genelkurmay Başkanlığı 3 Ekim 2009’da yaptığı açıklamada, Diyarbakır’ın Dicle İlçesi’nde 19 Eylül 2009–19 Aralık 2009 tarihleri arasında 8 ayrı bölgeyi “geçici askerî güvenlik bölgesi” ilan ederek belirlenen bölgelere sivillerin girişini yasakladı (atilim.org, 3 Ekim).

(10/031) Kolluk Güçlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

İstanbul’un Avcılar İlçesi’nde 3 Ekim 2009’da Mustafa Burcu Parkı’nda oturan arkadaş grubuyla grubun parkı terk etmesini söyleyen polis ekibi arasında çıkan tartışmada polis ekiplerinin Güney Tuna’yı (21) dövdüğü öğrenildi. Aldığı darbelerin etkisiyle yere yığılan Güney Tuna’yı gözaltına alarak Avcılar Merkez Karakolu’na götüren polis ekibinin Güney Tuna’yı karakolda da dövdüğü iddia edildi. Serbest bırakıldıktan sonra fenalaşarak hastaneye kaldırılan Güney Tuna’nın hayatî tehlikesinin sürdüğü olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldığı bildirildi (Posta, 4 Ekim; Radikal, 5 Ekim).

(10/032) Kolluk Güçlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlale Bakanlık Kararı…

İstanbul’da eşi ve çocuklarıyla birlikte 30 Ekim 2008’de evlerine giderken yolu kapayan çöp kamyonunu kenara çekmesi için polis ekibine ricada bulunan Mehmet Şah Aras’ı polis memuru “sen kimsin? Bana görevimi mi öğretiyorsun” diyerek copla darp etmişti. Mehmet Şah Aras’ın eşinin ve 2 çocuğunun da darp edildiği olayla ilgili soruşturmayı tamamlayan İçişleri Bakanlığı’nın altı polis memuruna “hizmet içinde resmî sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulundukları” için 1 Ekim 2009’da 16 ay süreyle kıdemlerinin ilerlemesinin durdurulması cezası verdiği öğrenildi (Radikal, 5 Ekim).

(10/033) Cezaevinde İsyan…

Erzurum’un Oltu İlçesi’nde bulunan T Tipi Cezaevi’nde kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunduğunu ileri süren tutuklu ve hükümlülerin 2 Ekim 2009’da çıkardığı isyana cezaevi görevlilerinin ve Oltu İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı jandarma ekiplerinin müdahale etmesi sonucu 4’ü tutuklu ve hükümlü 8 kişi yaralandı (Yeni Şafak, 3 Ekim).

(10/034) Gördüğü İşkence Sonucu Yaşamını Yitiren Engin Çeber’le İlgili Ortaya Çıkan Karakol Görüntüleri…

İstanbul’da gözaltında karakolda ve tutuklandıktan sonra cezaevinde gördüğü işkence ve kötü muamele sonucu 10 Ekim 2008’de yaşamını yitiren Engin Çeber’in ve üç arkadaşının gözaltında tutulduğu İstinye Polis Karakolu’na ait görüntüler 2 Ekim 2009’da yayınlandı. Görüntülerden Engin Çeber’in, Aysu Baykal’ın, Cihan Gün’ün ve Özgür Karakaya’nın bitkin oldukları anlaşılırken kayıt yapan kameraya konuşan Aysu Baykal’ın “kamera açık diye gülüyorsunuz. Yaptıklarınız işkencedir” dediği görüldü. Aysu Baykal konuşmasında polis memurlarının karakolda işkence yapmadıklarını ispatlamak için kamera kaydı yaptıklarını fakat kameranın olmadığı anda işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını ifade ederken kendisine soru sorulan Engin Çeber’in ise çok bitkin olduğu ve sesinin çıkmadığı görülüyor.

Görüntülerin yayınlanmasının ardından bir açıklama yapan Aysu Baykal, görüntülerin karakolda yaşananların tamamını yansıtmadığını belirterek şunları söyledi: “Dayak gözaltına alındığımız sırada yani sokakta başladı. Polis arabasında devam etti. Sarıyer Muhsin Bodur Karakolu’na götürüldük. Nezarete ve lavaboya götürüldüğümüz sırada dayak yedik. Daha sonra Sarıyer Asayiş Şube’ye götürüldük. Bir polis el kamerası ile bizi kaydetmeye başladı. Ancak dayak attıkları zaman kamera kapatılıyordu. Sürekli tekme, tokat, kalın sopalar ve Engin Çeber’in kemeriyle dayak yedik. Engin Çeber’in kafasına tekmelerle vuruldu. Bu yüzden bizden daha bitkin durumdaydı. Ramazan Ayı’ydı. Polisler iftara giderken ‘İftarımızı sizinle açıyoruz’ dediler. Sadece yemek yedikleri sürede dayak yemedik. Sarıyer Adliyesi’ne götürüldük. Ben ifade verirken Engin Çeber, Özgür Karakaya ve Cihan Gür savcının kapısında bile dayak yediler”.

Görüntüleri değerlendiren Engin Çeber ve arkadaşlarının gözaltına alınmasının ardından İstanbul Barosu tarafından görevlendirilen ve Sarıyer Asayiş Büro Amirliği’ne giden avukat Ömer Kavili görüntülerin eksik olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Karakola gidince kendimi tanıttım ancak hemen akabinde sıkıntıya uğratıldım. Ona rağmen sakin olmalarını sağlamaya çalıştım. Polis memurları ise tam bir öfke içerisindeydi. İçeriye girdiğimde, kapının arkasında boş zemin üzerinde yerde yatmakta olan bir kadını gördüm. Sol taraftaki odada da yere uzanmış vaziyette olan bir kişinin üzerinde 5–6 memur vardı. Memurlar, yerdeki kişinin bacağını ve kolunu katlamak ve bükmek suretiyle zor kullanıyorlardı.

Bu hususları tanık olarak dinlendiğim geçen celsede Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde anlatmıştım. Görüntülerde karşılıklı olarak ağır hakaret edildiğine yer veriliyor fakat benim orada olduğum süre boyunca ve benim duyduğum kadarıyla gözaltındakiler küfür ve hakaret etmediler; sadece slogan attılar.

Asıl çarpıcı olan, şüpheliler doktor muayenesine götürüldükleri sırada orada üstünkörü yapılan işlemlerdir; müdahale ettik. İstanbul Protokolü olarak tüm dünyaca da bilinen hukuk standardı, nöbetçi doktor tarafından uygulanmamıştır” (ntvmsnbc.com, 2 Ekim; Vatan, 4 Ekim).

(10/035) Mahkûm Olan Kişiler…

Ağrı’da 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri’nin sonuçlarına yapılan itiraz sonucunu öğrenmek için toplanan gruba polis ekiplerinin müdahale etmesi sonucu çıkan olaylarda haklarında “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” ve “devlet malına zarar verdikleri” iddiasıyla dava açılan 66 kişinin karar duruşması 2 Ekim 2009’da görüldü. Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmada 10 kişiye Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca 15’er ay hapis cezası, 55 kişiye TCK’nin 152. maddesi uyarınca 3 ay kitap okuma cezası verildi. Sanık Mirza Şen ise beraat etti (Gündem, 3 Ekim).

(10/036) Yargılanan Diyarbakır Barosu Eski Başkanı…

Diyarbakır Barosu’nun 2007 yılı ajandasını Kürtçe-Türkçe bastırdıkları için “görevlerini kötüye kullandıkları” gerekçesiyle haklarında, Adalet Bakanlığı’nın verdiği soruşturma izninin ardından Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan Diyarbakır Barosu eski Başkanı ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilcisi Sezgin Tanrıkulu ile Avukat Nesip Yıldırım’ın yargılanmasına 2 Ekim 2009’da devam edildi. Sezgin Tanrıkulu ve Nesip Yıldırım’ın TCK’nin 257. maddesi uyarınca ve TCK’nin 215. maddesi uyarınca yargılandığı davanın 4. duruşmasında mahkeme heyeti, Türkçe karakterlerin dışında ajandada kullanılan diğer karakterler için ajandayı basan matbaaya fazladan ücret ödenip ödenmediğinin öğrenilmesine karar vererek bir sonraki duruşmayı 18 Aralık 2009’a erteledi (LNA, 2 Ekim).

(10/037) Erişimi Engellenen İnternet Sitesi…

İnternet üzerinden yayınına devam eden Gündem Gazetesi’nin internet sitesi gundem-online.com, adresine erişimin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24 Eylül 2009’da aldığı bir kararla 3 Ekim 2009’da engellendiği öğrenildi (Gündem, 3 Ekim).

(10/038) Erişimi Engellenen İnternet Sitesi…

İnternette sosyal ağ sitesi olarak yayın yapan facebook.com adresinden oynanan Farmville adlı oyunun yaratıcısı zynga.com adresine erişimin 2 Ekim 2009’da engellendiği öğrenildi. Erişim yasağının aynı günün akşamında kaldırıldığı açıklandı (ntvmsnbc.com; Milliyet, 3 Ekim).

(10/039) Haklarında Takipsizlik Kararı Verilen Kişiler…

Milliyet Gazetesi Yazarı Devrim Sevimay’ın sanatçı Hülya Avşar’la “demokratik açılım” sürecine ilişkin yaptığı ve 24–25 Ağustos 2009’da Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajla ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22 Eylül 2009’da Hülya Avşar ve Devrim Sevimay hakkında “halkı kin, nefret ve düşmanlığa tahrik ettikleri” gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 216. maddesi uyarınca başlatılan soruşturmanın 3 Ekim 2009’da takipsizlik kararıyla sonuçlandığı öğrenildi (Radikal, 3 Ekim).

(10/040) Terörle Mücadele Yasası Uygulamaları…

Adana’nın Yüreğir İlçesi’nde 30 Eylül 2009’da yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan S.D., Deniz Yılmaz, Murat Çiftçi, Rahim Akgül ve Hüseyin Yakar “katıldıkları gösterilerde yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” suçlamasıyla 2 Ekim 2009’da tutuklandı (Gündem, 2 Ekim).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder